SBK Tüm ortaklık’den Sezgin Baran Korkmaz açıklaması: ABD hukukuna nazaran suçlu değildir

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye ve ABD’de hakkında “kara para aklama” suçlamasıyla soruşturma başlatılan ve bu suçlar sebebiyle kırmızı bültenle aranan Sbk Tüm ortaklık Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz, haziran ayında Avusturya’da tutuklanmıştı. Korkmaz’ın hangi ülkeye iade edileceği Avusturya’daki sürecin peşinden netleşecek.

Öte taraftan bugün SBK Tüm ortaklık’den bir izahat geldi. Sezgin Baran Korkmaz’a ilişkin meydana getirilen haberler de “kara para aklama” ifadelerinin kullanılmasına tepki yayınlandı. Açıklamada “Sezgin Baran Korkmaz hakkında “kara para akladığı” şeklinde yer edinen haberler gerçek dışı olup kamuoyunda şüphe uyandırma ve SBK Holdinge karşı önyargı oluşturmayı amaçlamaktadır.” denildi.

Firmanın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

Kamuoyunda “kara para aklama” olarak malum “suçtan meydana gelen malvarlığı değerlerini aklama” suçu TCK’nın 282. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında kabahat gelirlerinin aklanması suçu, ikinci fıkrada ise aklanmış malvarlığı değerlerinin alınması ve kabul edilmesi suçu düzenlenmiştir. İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinde oluşturulan davada Sezgin Baran Korkmaz’a yöneltilen suçlama, TCK’nın 282. maddesi kapsamındadır.

Aklama, suçtan elde edilmiş ve yasal olmayan kabahat gelirlerinin ekonomik sisteme sokulması suretiyle yasal/legal/meşru hale getirilmesidir. Aklama suçunun oluşması için, aklamaya mevzu malvarlığının, altı ay yada daha çok hapis cezası gerektiren bir suçtan elde edilmesi gerekir (TCK m. 282). Aklamaya mevzu malvarlığının elde edilmiş olduğu ilk suça öncül kabahat denir. Aklama suçuna mevzu mal varlığı değerinin öncül suçtan elde edilmiş olması, aklama suçunun işlenebilmesinin eğer olmazsa olmaz yasal unsurudur.

Öncül suça iştirak etmeksizin aklama suçunun işlendiğinin kabul edilebilmesi için bu iddiayla suçlanan kişinin, aklama mevzusu malvarlığı değerlerinin suçtan elde edildiğini “muhakkak surette bilmesi” gerekir. Zira bu kabahat sadece kasten işlenebilir ve “bilme unsuru” olmaksızın kast unsuru olmaz ve dolayısıyla kabahat da gerçekleşmez. Nitekim bu husus, kanun koyucu tarafınca TCK’nın 282. maddesinin madde gerekçesinde açıkça belirtilmiş ve hukukçuların dikkatinden kaçmaması için de iki kez vurgulanmıştır.

“Muhakkak surette bilmek”, bilgiyi kati olarak kanıtlayan, bilmeme ihtimalini kati olarak dışlayan fazlaca net ve emsalsiz delillerle mümkün olur.

“ABD HUKUKUNA GÖRE BU SUÇ ANCAK KASTEN İŞLENEBİLİR”

Savcılık soruşturmasına dayanak olan MASAK raporlarında, güvenlik yazılarında, soruşturma aşamasında malvarlığına konulmuş olan önlem kararlarında ve iddianamede, Sezgin Baran Korkmaz’ın aklama işlemlerine doğal olarak tuttuğu iddia edilen malvarlığı değerlerinin suçtan kaynaklandığını “bilmiş olduğu” hatta “bilmesi/öngörmesi gerektiği” dahi açıklanmamış, bu mevzuda en ufak bir kanıt dahi gösterilememiştir. Benzer durum ABD’de oluşturulan davanın iddianamesi için de geçerlidir, zira ABD hukukuna nazaran de bu kabahat sadece kasten işlenebilir ve failin bu gelirin suçtan elde edildiğini bilmesi gerekir; aksi halde kabahat oluşmaz. Türkiye’deki dava ise, TCK’nın 282. maddesinde ve gerekçesinde açıkça belirtilen muhakkak surette bilme unsuru oluşmaksızın açılmıştır.

Sezgin Baran Korkmaz’ın, ABD kaynaklı fonların sahiplerinin ABD’de parayı ne şekilde kazandıklarını bilmesi mümkün değildir. Fon sahiplerinin Türkiye’ye gönderdikleri parayı hangi yollarla elde ettiğini ABD resmi makamları dahi sadece bu kişiler hakkında açmış olduğu soruşturma ile öğrenmiş, hatta soruşturma yürürken de bu kişilere ödeme halletmeye devam etmiştir. Şu demek oluyor ki soruşturma bitene kadar ABD dahi ne olduğundan güvenli değildir.

Bahse mevzu kişilerin şirketleri tarafınca ülkemize gönderilen paraların tamamı, bankacılık sistemi üstünden havale, swift benzer biçimde resmi bankacılık kanallarından gelmiştir. Ülkeler arası meydana getirilen para transferlerinin belirli bir miktarı aşması ve/yada periyodik olması halinde gerek transferin göndermiş olduğu gerekse transferin alındığı yerdeki bankalar ve öteki resmi mali denetim kuruluşları, bu gönderileri sıkı şekilde denetlemektedir. SBK Tüm ortaklık hesaplarına bankacılık sistemi üstünden kredi olarak gönderilen fonlar da hem bankaların hem de her iki ülkenin resmi mali denetim kurumlarının kontrolünden geçmiş, finansal açıdan şüpheli işlem olarak nitelendirilmemiştir. SBK Tüm ortaklık, kredi olarak kullandığı fonlar banka hesabına ulaştığında, kredi sözleşmelerine uygun olarak bu fonları mali kayıtlarında borç olarak göstermiş, her yıl beyan edilen geçici ve kati kurumlar vergisi beyannamesi ekinde sunulan mali tablolara da yansıtılmıştır.

“TRANSFER EDİLEN FONLARIN HİÇBİRİ RESMİ MAKAMLARCA ŞÜPHELİ NİTELENDİRLMEDİ”

ABD kaynaklı fonların ülkemize girmiş olduğu 2012 yılından, ABD’de oluşturulan soruşturmaya kadar geçen zamanda, tamamı resmi bankacılık sistemi üstünden geçirme edilen fonların hiçbir kısmı, ne ABD ne de Türkiye bankaları ya da denetimle görevli resmi makamlarca şüpheli işlem olarak nitelendirilmemiştir. Tek başına bu durum dahi fonların kaynağının suçtan elde edildiğinin Sezgin Baran Korkmaz tarafınca bilinemeyeceğini ortaya koymaktadır.

Aklama suçunda, aklamaya mevzu olan malvarlığı suçtan elde edilir, bu yüzden kabahat gelirinin ve elde edilmiş olduğu kaynağın gizlenmesi gerekir. Zira elde edilmiş gelirle gelirin elde edilmiş olduğu suçun bağının koparılmasına çalışılır. Aklamada, paranın izinin sürülememesi için başvurulan çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler, MASAK’ın resmi web sitesinde detaylı şekilde açıklanmıştır. Oysa SBK Tüm ortaklık tarafınca kullanılan fonların deposu açık ve bellidir. Fonların aktarılmasında resmi denetime ve gözetime açık olan resmi bankacılık sistemi kullanılmıştır. Gelen fonların tamamı, fonları kredi olarak kullanan şirketlerin mali defterlerine borç olarak kaydedilmiş, Gömü ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki resmi kuruluşlara beyan edilmiştir. Kullanılan fonların kaynağının ve kullanıldığı alanların gizlenmesi mümkün değildir.

Mevcut durumda, SBK Tüm ortaklık’in faaliyetleri ile Sezgin Baran Korkmaz’ın yatırımlarının aklama olarak nitelendirilmesini gerektirecek hiçbir niçin bulunmamaktadır. Kullanılan kredilerden ödeme vadeleri gelenler, ABD’de devam eden soruşturma sebebiyle ödemeyi kabul edecek makam bulunamaması ve yargılama sürecinin sonunun beklenmesi zorunluluğundan meydana gelen nedenlerle hemen hemen ödenememiştir.”

Haberler.com – Iktisat Haberleri

Mesut Şahin

Haberi Kaydet

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Viyana Blog - Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!